Muhammed doğduğunda, İsa’nın doğumundan 609 yıl geçmişti. Müslümanların inandığına göre onun doğduğu gün, binbir adet kilise kendiliğinden yıkılmıştı. Bu olay onun ilerde Hıristiyanlığı çok tehlikeli bir duruma koyacağının bir işareti idi.
Şimdi, Rum-ortodoks inancında kullanılan diller’den bahsetmek istiyorum.
Birincisi, Rum dilidir ki bununla kitaplar da yazılmıştır, Türklerde bu dile "Urrum" denilir. Sonra Reussen dili vardır ki "orrust" (Rus) derler. Üçüncüsü Bulgarca olup ona da "bulgar" tesmiye ederler. Wendische (Batı Slav) dillerinden olan dördüncü dil ise "arnaut"dur. Beşincisi Eflak’ın dilidir ki "İfflach-Eflak" denilir.
Altıncısı "lassen" (Ossetler) olup Müslümanlar "Afs" derler. Yedincisi Kuthia dilidir ki buna Thatt (Tat) derler. Sygun’a ise "ischerkas" (Çerkeş) diyorlar. Dokuzuncu dil, Abukasen’ların dili olup bu Müslümanlarda "appias" / Abaza ismini taşır. Onuncusu Gorchillas olup "kurtzi" (Gürcü) denilir. Onbirincisi Megrellen olup Türkler de aynı şekilde söylüyorlar.
Suriye inancı ile Rum-ortodoks inançları arasında sadece tek bir fark vardır. Bu yüzden Rumlar bunun ikisinin aynı olduğunu söylerler. Fakat Suriyeliler Jakobis’dirler yani Aziz Jakob’un inancına bağlıdırlar, buna göre her rahip, Tanrının vücudunu temsil eden (ve kilisede rahiplerce ağza koyulan) kaşeyi bizzat kendi eliyle hazırlamak zorundadır.
Bunu yapan "Hamur"u hazırlarken, sakalının tellerinden birini alır ve bunu kaşenin (Oblate) içine koyarsa onu Tanrının Vücudu, eti haline dönüştürmüş olur. Bu Rum (Ortodoks) inancına göre önemli bir farktır. Suriyeli rahiplerin kilisede seslendirdikleri veya okudukları şeyler Syrisch (Suriye) dilinde olup Rumca söylenmez.
Johannes Schiltberger
Türkler ve Tatarlar Arasında (1394-1427)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder